yeniden doğan – tabutmag forum
19 Ağustos

Eskiden bana ezici bir yük gibi gelen şey ansızın yer değiştirdi, şaşırtıcı bir manevra yaparak kaçmaya çalışan ayaklarımın altına savruldu ve beni engelleyip yoran emici bir güce dönüştü. Boyun eğmeye nasıl da özlem duyuyorum!

s.4—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
Evlilikte her arzu bir karara dönüşüyor.



(Eylül)
Bütün estetik yargılar aslında kültürel değerlendirmedir.

1) Koestler örneği - inciler/süt damlaları
2) 'sahteler'



(4 Eylül)
Çocukların o canım egoizmi...

üniversite eğitimi de bir popüler kültür markası; üniversiteler beceriksizce yönetilen kitle iletişim araçları

Evliliği icat eden her kimse usta işkenceciymiş. Evlilik, duyguları köreltmeye adanmış bir kurum. Yineleme, evliliğin tek ilkesi. En yüksek hedefi, iki taraflı güçlü bağımlılıklar yaratmak.

Tartışmak sonunda anlamsızlaşıyor, tabii kişi söylediklerinin arkasında eylemle durmaya, yani evliliği sonlandırmaya her ân hazır değilse. Böylece, ilk yıldan sonra insan tartışmalardan sonra 'barışma'yı bırakıyor - öfkeli sessizliğine dönüyor, derken bu da sıradan sessizliğe dönüşüyor ve insan hayatına bıraktığı yerden devam ediyor.

s.82—83

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
sağduyulu olmak = aktif olmak, 'iyi' olmayı istememek, örneğin herkes tarafından sevilmeyi istememek

-

'Ne istersem yapmama izin verilmeyeceği' korkusundan içim çürüdü

Çünkü arzum yeterince güçlü değil - risk almaktan korkuyor; onay bekliyor

Nasıl yalnız kalınır, hâlâ bilmiyorum – bir kafede bir saat yalnız başıma oturmayı bile. (Şimdi yalnızım, kendimi güçlü hissediyorum, Caumartin Caddesi'nde Bobbie'yi bekliyorum. Ama bu tamlık, bütünlük hissi benim açımdan o kadar ender ki)

Yazabilmek için, I.'le aynı odadayken bile sağgörülü olmam, yalnız kalmam gerek

s.280—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
16 Ekim

[SS'ın kâğıtları arasında bulunan yapraktan]

Aşırı hassaslık. Duyguların durağanlığı. Hafif bir yük değildir.

— Ben aşırı hassasım. Duygu durumlarıma sıkıca tutunuyorum. Yoksa onlar mı bana tutunan?

Keşke basitçe I.'in beni çantada keklik saydığını düşünebilsem. Mektuplarında yakınlığın şiddetle reddi, arada bir lütfedercesine sevgi dokunuşları.

Bir kez olsun "Seni özledim” yok, içten gelen tek sözcük yok.

Fakat bunu, benim için beslediği duyguların tamamen çöküşünden, acı vermeden dağılışından başka bir şeyle açıklayamam. Bütün çizgiler çekildi.

Tiemmi, tiemmi. [Dante'nin Araf'ından, Kanto XXXI. ("Sarıl bana, sarıl bana.”)]

Anahtar I.'de sanıyordum, yalnızca onda sanıyordum. Bütün cinselliğimin ona bağlı olduğunu. Şimdi bunun, teknik açıdan böyle olmadığını biliyorum. Fakat yine de ondan başkasının gerçekliğine ikna olamıyorum.

Bana döneceğine inanmıyorum. Gidenler asla dönmez.

— Mektuplarımda ona nasıl da yalan söylüyorum! Sakin ve umutlu olduğuma inansın istiyorum - onu geri getirebilecek tek ve son büyüm bu.

s.313—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
25 Mayıs

Bugün bir şey düşündüm — öyle ortada ki aslında, her zamanki gibi apaçık ortada! Birdenbire anlamanın saçmalığından başım döndü, sinirlerim boşaldı: İstediğim her şeyi yapmaktan beni alıkoyan hiçbir şey, hiçbir şey yok, benden başka... Kalkıp gitmemi engelleyecek ne var? Yalnızca çevremin öz—dayatmalı baskıları, bana her zaman öyle güçlü geldiler ki onların kutsallığını bozmayı düşünmeye yeltenmedim bile... Oysa aslında, beni durduran nedir ki? Ailemle ilgili korkularım mı — özellikle annemle? Güvenceyi ve mülkiyeti bırakamamak mı? Evet, ikisi de, ama beni tutan gerçekler yalnızca bunlar... Üniversite nedir? Orada hiçbir şey öğrenemem, çünkü bilmek istediklerimi biriktirebilirim, şimdiye dek hep öyle yaptım, tek başıma, gerisi angarya... Üniversite güvenlik demek, çünkü yapması kolay, güvenli olan şey... Anneme gelince, açıkçası umurumda değil — Onu görmek istemiyorum — Eşya sevgisi — kitaplar ve plaklar — bu ikisi son birkaç yıldır içimde ağırlaşan yüklerdi — ama kâğıtlarımı, defterlerimi ve birkaç kitabı küçük bir kutuya koyup başka bir şehirdeki bir depoya göndermeme, üzerime birkaç gömlek ve levis'ımı geçirdikten, paltomun cebine bir çift yedek çorap, biraz da para tıktıktan ve dünyaya Byrone'vari bir not bıraktıktan sonra kapıdan çıkmama, otobüse atlayıp nereye istersem gitmeme ne engel olabilir, ne? İlk seferinde polis beni yakalayıp perişan haldeki ailemin kucağına geri yollar elbette, fakat gönderildiğimin ertesi günü çıkıp gidersem ve yeniden eve yollandığım takdirde aynısını tekrarlarsam beni rahat bırakırlardı — Ne istersem yapabilirim! O zaman, kendimle şöyle bir anlaşma yapıyorum — Chicago'ya kabul edilmezsem, bu yaz aynen yukarıda tasarladığım şekilde evden ayrılacağım. Kabul edilirsem, gelecek yıl gideceğim ve bir şekilde tatmin olmazsam — orada gerektiği kadar kullanılmazsam, hemen ayrılacağım — Tanrım, hayat muazzam!

syf•29—30

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler, 1947-1963

Yayına Hazırlayan: David Rieff
Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
20 Nisan

Bayağılık ve tahakküm – U-Conn'da [SS'ın birkaç yıl önce ders verdiği Connecticut Üniversitesi] böyle yazmıştım ve haklıydım... Duyarlılık aristokrasisi kadar akıl aristokrasisi. Avam muamelesi görmekten hiç, hem de hiç mi hiç hoşlanmıyorum!

Duygusallığımı ayakta tutacak kadar ego sahibi olmalıyım. Duyarlı olsaydım (yani H.'ın ruh hallerinin, hakkımda gerçekte düşündüklerinin farkında olduğumu gösterseydim) onu kucaklamaya asla cüret edemezdim...

Âşık olmak – ötekinin benzersizliğine dair bu incelikli keskin unutulmaz kavrayış. Onun gibi başka biri yok, onun gibi dans eden, onun gibi üzülen, onun gibi güzel konuşan, aptallık ve terbiyesizlik eden başka biri yok...

Barbara'nın varlığından sıkıldım. H.'a duyduğum sevgi öyle tutkulu, öyle cinsellik yüklü ki, varlığıyla H.'ın aklını dağıtmasına + hatta belki onu bana karşı daha sabırlı yapmasına rağmen Barbara'dan ve bu üç kız kardeş oyunundan, kızlar kulübü halinde dolaşmaktan —giderek daha fazla— usanıyorum.

syf•203—204

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler, 1947-1963

Yayına Hazırlayan: David Rieff
Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
Gençliğimin anarşist—estet dönemine girdiğimi eğlenerek fark ettim. Geçen hafta boyunca sırasıyla şunları okudum: [I.A.] Richards'ın Pratik Eleştiri'si, Koestler'in Gün Ortasında Karanlık'ı ve [Walter] Pater'in Rönesans'ıyla bitirdim. İnsanlardan, aptallıktan ve vasatlıktan, haçlı seferlerinden ve siyasetten bıktım...

***

e. e. cummings
“yukarı doğru büyüdükçe aşağı doğru unuttular.”

syf•54—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler, 1947—1963

Yayına Hazırlayan: David Rieff
Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Everest Yayınları
13 Şubat
[Bu kısım aslında 1951'de bu tarihte yazılmıştı.]

Savaş + Barış kıyaslanamaz bir deneyim; diğer okuduklarım: Christopher Caudwell'in Yanılsama ve Gerçeklik’i, Ernst Troeltsch, [Robert] Murray'den The Political Consequences of the Reformation [Islahatın Siyasal Sonuçları], Rilke'nin mektupları, Dewey'den mantık + Dostoyevski'nin [Edward] Carr biyografisi.

Rilke'den:
“…aşkta sürekli yetersiz, karar vermekte tereddütlü + ölüm karşısında acizsek, var olmak nasıl mümkün olsun?”

Ama varız + bunu doğruluyoruz. Şehvet hayatını olumluyoruz. Fakat, dahası var. Kişinin gerçek doğasından, yani hayvandan, id'den, dışarıdan empoze edilmiş kendine işkence eden bir vicdana, yani Freud'un deyişiyle süper egoya kaçtığı yok - Kierkegaard'ın dediği gibi, tam tersi geçerli. İnsan için doğal olan etik hassasiyetimiz + bundan canavara kaçarız; söylemek istediğim yalnızca zayıf, çıkarcı, umutsuz şehveti reddettiğim, ben canavar değilim, futiliteryan da olmayacağım. Kahramanı konu alan kişisel epikten, hayatımdan bile çok inandığım: yapmacıklığın + umutsuzluğun ötesinde özgürlük + aşkınlık bulunduğu. Kişi deneyimlemediği dünyaları bilebilir, hayata benzersiz bir karşılık verebilir, tümüyle güçlü + verimli bir iç dünya yaratabilir.

Fakat insan bütünlük + aşk hakikatini nasıl, ne zaman gerçekleştirebilir? Dönüşümlü beslemenin güvencesinden fazlasını denemeli. Şayet “hayat bütün oyukları + çentikleri ıstırap + avutulamaz dertler + can yakıcı kavrayışlar olan boş bir biçim, bir negatif kalıpsa, bu kalıbın dökümü... neşe, uzlaşma - en kusursuz + en kesin mutluluktur”.

Fakat nasıl korumalı + kararlı olmalı! İnsanı sanat alanının dışına, ölmekte olana, deliliğe taşır bu -ah, peki dışa dönük özgürlük, insan kalbinin devasa tasarrufu ölümden özgürlük, bu yararlı özgürlük nerede? Savaş çok yakın.

22 Haziran'da Queen Elizabeth'te rezervasyonumuz var.

syf•64—65

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Yayına Hazırlayan: David Rieff
Türkçesi: Begüm Kovulmaz

Agora Kitaplığı, 2013
13 Nisan
Düşünceler, hayatın hizasını bozuyor.

syf•3—



[yalnızca 1957 tarihi atılmış]

Nelere inanıyorum?
Özel hayata
Kültürü desteklemeye
Müziğe, Shakespeare’e, eski binalara

Nelerden keyif alıyorum?
Müzik
Âşık olmak
Çocuklar
Uyumak
Et

Kusurlarım
Hep geç kalmak
Yalan söylemek, çok konuşmak
Tembellik
Hayır deme irademin zayıflığı

syf•99—



Emerson şöyle demişti: “İnsan, gün boyu düşündükleridir.”

Varoluşçu Emerson.

syf•136—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Yayına Hazırlayan: David Rieff
Türkçesi: Begüm Kovulmaz

Agora Kitaplığı, 2013
Joyce, Jane Degras'tan söz ederken: "Memeden kesilmemiş bir beyaz güvercin kadar munisti."

Buraya kadar. Hepsi bu. Başka bir şey kalmadı.

Oxford bursunu bir alabilsem! O zaman en azından yerel sahnenin, korunaklı yuvamın uzağında işe yarar mıyım, öğrenebileceğim.

Yalnızken kendim miyim?

İnsanların yanında kendim olmadığımı biliyorum, Philip'in yanında bile - onunla, ikimizle ilgili süregelen sinir bozukluğum bundan kaynaklanıyor. Peki, yalnızken kendim miyim? Bu da ihtimal dahilinde görünmüyor.

Devam eden projeler:
"Evlilik Üzerine Notlar"
"Yorum Üzerine Notlar"
Deneme: "Etik İdeal Olarak Özbilinçlilik"

Yorum hakkında:
Kültürel nakliye olarak yorum. Kutsal Kitap'taki öyküler artık inanılmayacak hale geldiğinde onları yorumlarız.

Mit, yorum prizmasından geçerek dağılır.

Bu konuları iyice öğren:
Şu konularda bilgini arttır:

1. Abelard'ın hayatı ve felsefesi

2. Deniz biyolojisi, özellikle denizanaları

3. Baron Bunsen

4. Spinoza'nın felsefesi

5. Eyüp Kitabı

Oku: The Amberley Papers [Bertrand Russel'in Anne Babasının Mektupları ve Günlükleri].

s.130-131

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler, 1947, 1963

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı