Bu vaat hâlâ gerçekleşiyor; günün birinde aynı kitap, kitaplarım arasına, yanımdan hiç ayırmadığım birkaç kitabım arasına karıştı. Bana da her zaman, nereyi istersem oradan açılmakta şimdi; buraları okudukça Bettina’yı mı, yoksa Abelone’yi mi düşünüyorum, belli değil. Hayır, Bettina benim içimde daha gerçek oldu; tanıdığım Abelone, Bettina’ya bir hazırlık gibiydi, ve şimdi benim için Abelone, kendi asıl ve tabii kişiliğimmiş gibi Bettina’da kayboldu. Çünkü bu garip Bettina, bütün o mektuplarıyla genişlikler yarattı, en geniş kişilik oldu. Başlangıçtan beri, sanki ölümünden sonraymış gibi yayılmıştı. Oluşun içine adamakıllı yerleşti; onun bir parçası halinde ve başından geçen şeyler sonsuza kadar vardılar doğada; orada kendini gördü ve adeta acıyla, kendini oradan söküp ayırdı; söylentilerden çıkarır gibi kendini güçlükle yeniden buldu, bir ruhu çağırır gibi kendini çağırdı ve kendine katlandı.
Daha demin vardın, Bettina, seni görüyorum. Toprak hâlâ senden dolayı sıcak değil mi ve kuşlar, senin sesine hâlâ bir yer ayırmıyorlar mı? Şebnem başkalaştı, ama yıldızlar, yine senin gecelerinin yıldızları. Zaten dünya senden gelmiyor mu? Çünkü kaç kez sen bu dünyayı aşkınla tutuşturdun ve onun yanıp tutuştuğunu gördün ve herkes uyurken bu dünyanın yerine gizlice bir başka dünya koydun. Tanrı’nın yarattığı dünyaların hepsine sıra gelsin diye her sabah Tanrı’dan yeni bir dünya dilerken kendini Tanrı’yla bağdaşmış hissediyordun. Bu, dünyayı korumak ve düzeltmek sana zavallıca görünüyordu; onu eskitiyor ve ellerini hep başka dünya için uzatıyordun. Çünkü senin aşkın her şeye yetişiyordu.
Nasıl olur da herkes, hâlâ senin aşkından söz etmez?
s.160—161
Rainer Maria Rilke
Malte Laurids Brigge’nin Notları
Türkçesi: Behçet Necatigil
Can Yayınları
Daha demin vardın, Bettina, seni görüyorum. Toprak hâlâ senden dolayı sıcak değil mi ve kuşlar, senin sesine hâlâ bir yer ayırmıyorlar mı? Şebnem başkalaştı, ama yıldızlar, yine senin gecelerinin yıldızları. Zaten dünya senden gelmiyor mu? Çünkü kaç kez sen bu dünyayı aşkınla tutuşturdun ve onun yanıp tutuştuğunu gördün ve herkes uyurken bu dünyanın yerine gizlice bir başka dünya koydun. Tanrı’nın yarattığı dünyaların hepsine sıra gelsin diye her sabah Tanrı’dan yeni bir dünya dilerken kendini Tanrı’yla bağdaşmış hissediyordun. Bu, dünyayı korumak ve düzeltmek sana zavallıca görünüyordu; onu eskitiyor ve ellerini hep başka dünya için uzatıyordun. Çünkü senin aşkın her şeye yetişiyordu.
Nasıl olur da herkes, hâlâ senin aşkından söz etmez?
s.160—161
Rainer Maria Rilke
Malte Laurids Brigge’nin Notları
Türkçesi: Behçet Necatigil
Can Yayınları