kucaklaşmanın kitabı – tabutmag forum
bizimkisi ayırmacı bir düzendir: susturulmuş kişilerin sorular sormasını, yalnız kimselerin birlik olmasını ve gönlün, kopuk parçalarını bir araya getirmesini önlemek için.

düzen, nasıl cinselliği sevgiden, özel yaşamı kamu yaşamından, geçmişi bugünden ayırırsa, duyguyla düşünceyi de birbirinden boş düşürür. geçmişin bugüne söyleyecek bir sözü olmazsa tarih, düzenin eski rol kostümlerini sakladığı dolabın içinde uyumayı sürdürebilir.

düzen bizim belleklerimizi boşaltır ya da süprüntüyle doldurur ve bu yoldan bize, tarihi yaratmak yerine yinelemeyi öğretir. ünlü bir bilici, trajedinin kendini fars olarak yinelediğini söyler. oysa bizim durumumuz daha da kötü: trajedi kendini trajedi olarak yineliyor.

s.131
eduardo galeano
kucaklaşmanın kitabı

türkçesi: nihal yeğinobalı
can yayınları
Hiç kimseler

Pireler, kendilerine köpek almak düşleri kurarlarmış, hiç kimseler de yoksulluktan kurtulma düşleri kurarlar: Büyülü bir günde üzerlerine şans yağacaktır, oluk oluk şans. Gelin görün ki şans yağmuru yağmaz, ne dün ne bugün ne yarın ne de hiçbir zaman. Hiç kimseler ne denli yakarırlarsa yakarsınlar, şans yağmuru çiselemez bile; sol avuçları da kaşınsa, güne sağ ayaklarıyla da başlasalar, yılbaşında eski süpürgelerini atıp yenisini de alsalar boşunadır!

Hiç kimseler: hiç kimselerin çocukları, hiçlerin sahipleri. Hiç kimseler, hiç kimsesizler, tavşan gibi kaçanlar, yaşarken ölenler.

Olabilecekken olamayanlar.
Dil değil lehçe konuşanlar.
Din değil kör inanç sahibi olanlar.
Sanat değil süs eşyası yaratanlar.
Kültürleri değil folklorları olanlar.
İnsan değil insansal kaynak olanlar.
Yüzleri değil kolları olanlar.
Adları değil numaraları olanlar.
Dünya tarihinin sayfalarına değil de yerel gazetenin
zabıta sayfasına geçenler.
Canlarını alacak kurşuna bile değmeyen hiç kimseler.

s.80—

Eduardo Galeano
Kucaklaşmanın Kitabı

Türkçesi: Nihal Yeğinobalı
Can Yayınları