O zaman her şey anında, ilahi bir şekilde, basitleşiverirdi, muhtemelen, bir saniye önce o kadar karmaşık olan ne varsa... Her şey başkalaşıverirdi ve olağanüstü derecede düşmanca olan bir dünya bir an içinde ayaklarınızın altında yuvarlanıverirdi, sinsi, uysal ve yumuşacık bir top gibi. Bu durumda insan belki aynı zamanda onu bile yitirebilirdi, yani o yorucu alışkanlığı, mutlu servetleri, başarılı yaratıkları düşleme alışkanlığını, artık tüm bunlara parmaklarınızın ucuyla dokunmak mümkün hale gelmiş olacağına göre. Belli imkânlardan yoksun insanların yaşamı, upuzun bir hezeyanın içindeki upuzun bir reddedilmeden ibarettir ve insan yalnızca sahip olabildiği şeyleri çok iyi tanıyabilir, yalnızca onlardan kurtulabilir. Kendi hesabıma, düşlere sarıla sarıla ve onları terk ede ede, vicdanım kevgire dönmüştü, binlerce oyuklar oluşturacak şekilde delik deşik olmuş, mide bulandırıcı şekilde bozulmuştu.
s. 219-
Louis-Ferdinand Céline
Gecenin Sonuna Yolculuk
Türkçesi: Yiğit Bener
YKY
s. 219-
Louis-Ferdinand Céline
Gecenin Sonuna Yolculuk
Türkçesi: Yiğit Bener
YKY