yeniden doğan – tabutmag forum
sağduyulu olmak = aktif olmak, 'iyi' olmayı istememek, örneğin herkes tarafından sevilmeyi istememek

-

'Ne istersem yapmama izin verilmeyeceği' korkusundan içim çürüdü

Çünkü arzum yeterince güçlü değil - risk almaktan korkuyor; onay bekliyor

Nasıl yalnız kalınır, hâlâ bilmiyorum – bir kafede bir saat yalnız başıma oturmayı bile. (Şimdi yalnızım, kendimi güçlü hissediyorum, Caumartin Caddesi'nde Bobbie'yi bekliyorum. Ama bu tamlık, bütünlük hissi benim açımdan o kadar ender ki)

Yazabilmek için, I.'le aynı odadayken bile sağgörülü olmam, yalnız kalmam gerek

s.280—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
Evlilikte her arzu bir karara dönüşüyor.



(Eylül)
Bütün estetik yargılar aslında kültürel değerlendirmedir.

1) Koestler örneği - inciler/süt damlaları
2) 'sahteler'



(4 Eylül)
Çocukların o canım egoizmi...

üniversite eğitimi de bir popüler kültür markası; üniversiteler beceriksizce yönetilen kitle iletişim araçları

Evliliği icat eden her kimse usta işkenceciymiş. Evlilik, duyguları köreltmeye adanmış bir kurum. Yineleme, evliliğin tek ilkesi. En yüksek hedefi, iki taraflı güçlü bağımlılıklar yaratmak.

Tartışmak sonunda anlamsızlaşıyor, tabii kişi söylediklerinin arkasında eylemle durmaya, yani evliliği sonlandırmaya her ân hazır değilse. Böylece, ilk yıldan sonra insan tartışmalardan sonra 'barışma'yı bırakıyor - öfkeli sessizliğine dönüyor, derken bu da sıradan sessizliğe dönüşüyor ve insan hayatına bıraktığı yerden devam ediyor.

s.82—83

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
19 Ağustos

Eskiden bana ezici bir yük gibi gelen şey ansızın yer değiştirdi, şaşırtıcı bir manevra yaparak kaçmaya çalışan ayaklarımın altına savruldu ve beni engelleyip yoran emici bir güce dönüştü. Boyun eğmeye nasıl da özlem duyuyorum!

s.4—

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı
[tarihsiz, büyük ihtimalle altı yıl sonra bu defterin arasına konmuş bir sayfadan (tarihin 1961 mi yoksa 1967 mi olduğunu kestirmek imkânsız)]


Birkaç yıl önce okumanın beni hasta ettiğini fark ettim, her içki aleminden sonra feci halde kendini akşamdan kalmış hisseden bir alkolik gibiydim. Kitapçıda bir iki saat dolaştıktan sonra uyuşmuş, huzursuz, depresif duygularla doluyordum. Nedendir, bilmiyordum. Ama kitaplardan uzak duramıyordum.

Bundan başka, bir süre okuduktan sonra (özellikle birkaç kitabı peş peşe okuduysam) uyuma ihtiyacı duymam da bunu (bu özelliğimi - ne hissettiğimi anlamadan kullanır - gece yatağın başucuna dizdiğim kitapları oburca okuyarak uyumaya çalışırdım.)


Pek çok şeyin satın alınıp dükkândan çıkarılır çıkarılmaz -hatta eve giderken otobüste- daha güzel görünmesinin sebebi, çoktan sevilmeye başlanmış olmaları.


(Fransız kızın trende çantasında taşıdığı plastik bebek, vb.)


“Duygularını dışsallaştırabilen insanları seviyorum.”


sarih, sevimli, spontan


İngilizlerdeki soğukluk iyi niyet eksikliğinden değil, teni hissetmediklerinden.

s.293—294

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı