yeniden doğan – tabutmag forum
[tarihsiz, büyük ihtimalle altı yıl sonra bu defterin arasına konmuş bir sayfadan (tarihin 1961 mi yoksa 1967 mi olduğunu kestirmek imkânsız)]


Birkaç yıl önce okumanın beni hasta ettiğini fark ettim, her içki aleminden sonra feci halde kendini akşamdan kalmış hisseden bir alkolik gibiydim. Kitapçıda bir iki saat dolaştıktan sonra uyuşmuş, huzursuz, depresif duygularla doluyordum. Nedendir, bilmiyordum. Ama kitaplardan uzak duramıyordum.

Bundan başka, bir süre okuduktan sonra (özellikle birkaç kitabı peş peşe okuduysam) uyuma ihtiyacı duymam da bunu (bu özelliğimi - ne hissettiğimi anlamadan kullanır - gece yatağın başucuna dizdiğim kitapları oburca okuyarak uyumaya çalışırdım.)


Pek çok şeyin satın alınıp dükkândan çıkarılır çıkarılmaz -hatta eve giderken otobüste- daha güzel görünmesinin sebebi, çoktan sevilmeye başlanmış olmaları.


(Fransız kızın trende çantasında taşıdığı plastik bebek, vb.)


“Duygularını dışsallaştırabilen insanları seviyorum.”


sarih, sevimli, spontan


İngilizlerdeki soğukluk iyi niyet eksikliğinden değil, teni hissetmediklerinden.

s.293—294

Susan Sontag
Yeniden Doğan
Günlükler ve Defterler (1947-1963)

Türkçesi: Begüm Kovulmaz
Agora Kitaplığı