RELLING - Haa, unutmadan söyleyeyim Sayın Genç Werle, sizin çok kullandığınız 'ideal' sözcüğü yabancı bir sözcüktür. Biz kendi dilimizde ona 'yalan' diyoruz.
GREGERS - Bu iki sözcük yakın anlamdadır mı demek isti- yorsunuz?
RELLING - Evet, mesela tifüs ile ateşli hastalık gibi...
GREGERS - Sayın Doktor, anlıyorum ki, Hjalmar'ı sizin pençenizden kurtarmadıkça rahat etmeyeceğim.
RELLING - Bu, onun için büyük bir şanssızlık olur. Sıradan bir insanın hayatında inandığı yalanları elinden alırsanız, onun mutluluğunu da elinden almış olursunuz. (Oturma odasından gelen Hedvig'e) Bana bak, yaban ördeğinin annesi küçük kız, ben şimdi aşağıya iniyorum. Bakacağım, baban orada uzanmış o tuhaf buluşu için derin düşüncelere dalmış mı...
(Koridor kapısından çıkar)
GREGERS - (Hedvig'e yaklaşarak) Bakıyorum hiçbir şey başaramamışsın.
s.106-
Henrik Ibsen
Yaban Ördeği
Türkçesi: T. Yılmaz Öğüt
Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
GREGERS - Bu iki sözcük yakın anlamdadır mı demek isti- yorsunuz?
RELLING - Evet, mesela tifüs ile ateşli hastalık gibi...
GREGERS - Sayın Doktor, anlıyorum ki, Hjalmar'ı sizin pençenizden kurtarmadıkça rahat etmeyeceğim.
RELLING - Bu, onun için büyük bir şanssızlık olur. Sıradan bir insanın hayatında inandığı yalanları elinden alırsanız, onun mutluluğunu da elinden almış olursunuz. (Oturma odasından gelen Hedvig'e) Bana bak, yaban ördeğinin annesi küçük kız, ben şimdi aşağıya iniyorum. Bakacağım, baban orada uzanmış o tuhaf buluşu için derin düşüncelere dalmış mı...
(Koridor kapısından çıkar)
GREGERS - (Hedvig'e yaklaşarak) Bakıyorum hiçbir şey başaramamışsın.
s.106-
Henrik Ibsen
Yaban Ördeği
Türkçesi: T. Yılmaz Öğüt
Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları