normal efsanesi – tabutmag forum
İnsanlara sık sık “Bu kadar hassas olma” denir. Başka bir deyişle, “Bu kadar kendin olma.” Genetik zafiyetler hastalığı kodlamaz, ancak hayatın iniş çıkışlarından daha fazla etkilenen bir kişiye, daha dayanıklı bir yatkınlığı olan bir başkasına göre hassasiyet kazandırabilir — önemsiz denilemeyecek bir etki. Duyarlı insanlar daha fazla hissederler, derinden hissederler ve sadece öznel olarak değil fizyolojik olarak da stresten daha kolay etkilenirler. Örneğin hem maymunlar hem de insanlar, kendilerini olumsuz deneyimlere karşı daha duyarlı —ya da diğer yandan olumlu deneyimlerin etkisine daha yatkın— hale getiren serotonin gibi belirli beyin kimyasallarının üretiminde yer alan genleri miras alabilirler. (Ve elbette duyarlılık da bir sürekliliktir.)

Önde gelen genetikçi R. C. Lewontin, “Genler kişinin çevreye karşı ne kadar duyarlı olduğunu etkiler, çevre de kişinin genetik farklılıklarının ne kadar bağlantılı olabileceğini etkiler” demiştir. “Bir çevre değiştiğinde, tüm bahisler iptal olur.”*

syf•247—

* Abraham Maslow, “Resistance to Acculturation,” Journal of Social Issues 1 (Sonbahar 1951 ), s. 26-29.

Gabor Maté
Normal Efsanesi

Türkçesi: Engin Süren
Hep Kitap
Bir zamanlar idealize edilmiş bazılarını sabitlemenin bir anlamı olmasa da uyum ve topluluk desteğinde fark edilir bir düşüş var ve bu acınacak bir durum. Yaşam boyu çocuk gelişimi öğrencisi ve Chicago’daki Loyola Üniversitesi’nde hümanist psikoloji profesörü James Garbarino, bir röportajda bana şunları söyledi: “Daha önceki yıllarda, sosyal bağlar yerindeydi.

Bireyciliğin değeri hâlâ var olsa da insanları birbirine bağlayan toplumsal yapılar daha belirgindi. Bunların birçoğu köreldi ya da insanlar geçmişte refahları için ne kadar önemli olduklarının farkında olmadan onlardan vazgeçmeyi seçtiler. Bu yapılar... insanlar bilinçli olarak ne kadar önemli olduklarını bilmiyorlardı ve bu yüzden onlardan hiçbir bedel ödemeden kurtulabileceklerini hissettiler.” Joni Mitchell haklıydı: Yitirene kadar elimizde ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz.

Doğanın istisna haline geldiği bir kültür, başı dertte bir kültürdür. Evrimin bize verdiği işi yapmak, bu iş için tasarlanmış doğal içgüdülerimize erişmek ve güvenmek için birbirimize ihtiyacımız var, toplumsal ve sosyal desteğe ihtiyacımız var – tıpkı çocuklarımızın bize ihtiyacı olduğu gibi. İzole ebeveynlik stresli ebeveynliktir, tıpkı (Dwight Eisenhower’dan özür dileyerek) ebeveynlik-endüstri kompleksinin en son karşı-içgüdüsel “uzman” tavsiyelerine ayak uydurmaya çalışmak gibi.* Sorunlu ebeveynlik de kaçınılmaz olarak kişisel ve toplumsal rahatsızlık için bir üreme alanıdır.

*Başkanlığının sonlarına doğru “Ike”, “askeri-endüstriyel kompleks” hakkında ünlü bir uyarıda bulunmuştu.

syf•180—181

Gabor Maté
Normal Efsanesi

Türkçesi: Engin Süren
Hep Kitap