kitle ve iktidar – tabutmag forum
yeryüzünün her yerinde, nerede insanlar varsa, orada görünmez ölü kavramına rastlanır. i̇nsanın içinden bunun, insanlığın en eski kavramı olduğunu söylemek geliyor. ölüleri hakkında fikir sahibi olmayan hiç­ bir horda*, hiçbir kabile, hiçbir halk yoktur. i̇nsanoğlu aklını görünmez ölülerle bozmuştur; ölülerin önemi muazzamdır; ölülerin yaşam üzerindeki etkisi bizatihi hayatın temel bir parçası olmuştur.

ölülerin, tıpkı insanlar gibi, bir arada oldukları düşünülür, genellikle de çok sayıda oldukları varsayılırdı.

"diğer bütün güney afrikalı yerliler gibi eski bechuanalar bütün uzamın atalarının ruhlarıyla dolu olduğuna inanırlardı. yeryüzü, hava ve gökyüzünün, isterlerse yaşayanlar üzerinde uğursuz bir etki yapabilecek hayaletlerle tıklım tıklım dolu olduğuna inanırlardı.

"kongo'daki boloki halkı etraflarının her fırsatta işlerini bozmaya, günün ve gecenin her saatinde onlara zarar vermeye çalışan ruhlarla çevrili olduklarına inanırlar. nehirler ve dereler atalarının ruhlarıyla hıncahınç doludur; ormanlarla çalılıklar da, karada ya da suda yolculuk yaparken gecenin pençesindeki canlılara zarar vermek için fırsat kollayan ruhlarla doludur. bir ödül konmuş olmasına rağmen, aralarında köyümüzü bir sonrakinden ayıran ormandan gece geçecek kadar yürekli bir adama hiç rastlamadım. hepsinin değişmez yanıtı şuydu: 'ormanda ve çalılıklarda çok fazla ruh var!'"

i̇nsanlar çoğunlukla ölülerin uzak bir ülkede yeryüzünün altında, bir adada ya da cennetsi bir evde birlikte yaşadıklarına inanırlar. aşağıdaki dizeler gabon'daki pigmelerin bir şarkısından alınmıştır.

"mağaranın kapıları
kapalıdır.
mağaranın kapıları
kapalıdır.
ölülerin ruhları sinek sürüleri gibi,
sinek sürüleri gibi, akşam vakti dans ederek
oraya sürüler halinde doluşuyorlar.
akşam vakti dans eden bir sürü sinek
gece karanlık bastırınca,
güneş gözden kaybolunca,
gece karanlık bastırınca,
bir sürü sinek.
ölü yaprakların sürüklenişi
i̇nleyen fırtınada.”

ölüler sayıca artıp, yığın oldukları duygusunu yaymakla kalmazlar. aynı zamanda birlikte hareket edip birlikte davranırlar. sıradan insanlar için görünmez kalırlar; ama şaman adı verilen, büyü yapıp ruhları emri altına alan ve kendi hizmetçisine dönüştüren özel yetenekli insanlar vardır. sibirya'daki çukçiler arasında “iyi bir şaman'ın yardımcı ruhlardan oluşan büyük bir lejyonu vardır ve onların hepsini çağırdığı zaman o kadar kalabalık gelirler ki, şeytan çıkarmanın (exorcism) yapıldığı küçük çadırı dört bir yandan duvar gibi sararlar.”

şamanlar gördüklerini anlatırlar.

“şaman heyecandan titreyen bir sesle kar kulübesinden seslenir:

“cennet havada uçuşan çıplak varlıklarla, havada uçuşan, fırtınalara ve tipilere yol açan insanlarla, çıplak erkekler, çıplak kadınlarla doludur.”

“bu uçuşun uğultusunu duyuyor musunuz? yükseklerde uçuşan büyük kuşların kanat çırpışlarına benzeyen bir uğultu bu. i̇şte bu, çıplak insanların korkusudur. bu, çıplak insanların kaçışıdır. havadaki ruhlar fırtına üflerler. havadaki ruhlar uçuşan karları yeryüzünün üzerine sürüklerler.”

kaçış halindeki çıplak ruhların bu güçlü hayali eskimolar’dan alınmıştır.

kimi halklar ölülerini ya da en azından bir kısmını savaşan ordular olarak hayal eder. kuzey i̇skoçyalı keltlerin, ölüler ordusu için özel bir sözcükleri vardır: sluagh; anlamı “birçok ruh”tur.

“ruhlar dünyanın üzerinde bir yukarı bir aşağı sığırcıklar gibi büyük bulutlar halinde uçarlar ve dünyevi günahlarının olay mahalline dönerler. şaşmaz zehirli oklarıyla kedileri, köpekleri, koyunları ve sığırları öldürürler. havada, insanların yeryüzünde yaptığı gibi savaşlar yaparlar. açık, don yapmış gecelerde birbirlerine saldırıp geri çekilirken, sesleri duyulabilir ve görülebilirler. bir savaştan sonra kırmızı kanlarının kayaları ve taşları boyadığı görülebilir.”

* horda (moğ.): göçebe ve ilkel olarak yaşayan, yağmacı topluluk (ç.n.).

s.42-44
elias canetti
kitle ve iktidar (görünmez kitleler)

ayrıntı yayınları
çeviren: gülşat aygen