Dünyasal olan (numen loci) öndüşünme ve hazzı insanda ayırır, kendinde değil. Yılan dünyanın ağırlığını kendinde taşır ama aynı zamanda dönüşen her şeyin belirdiği değişebilirlik ve filizlenişini de. İnsanın şimdi bu neden sonra diğer ilkeye köle olmasının ve böylece hataya dönüşmesinin nedeni her zaman yılandır. İnsan yalnızca öndüşünme ya da yalnızca hazla yaşayamaz. Her ikisine de gereksinim duyar. Yine de aynı anda hem öndüşünmede hem hazda olamaz, öndüşünmede ve hazda olma sırayla değişmelidir, yani egemen yasaya boyun eğerken diğerine sadık kalmaz da denilebilir. Oysa insanlar ya birini ya diğerini yeğler. Bazıları düşünmeyi sever ve yaşam sanatını bunun üzerine kurar. Düşünmeyi ve dikkati uygular, hazlarını yitirirler. İşte bu yüzden de yaşlanırlar, yüzleri keskinleşir. Bazıları da hazzı sever, hissetmeyi ve yaşamayı uygular. Böylece düşünmeyi unuturlar. Bu yüzden de genç ve kör olurlar. Düşünenler dünyayı düşünce üzerine, hissedenler duygu üzerine kurar. Her ikisinde de doğru ve yanlış bulunur.
Yaşamın yolu yılan gibi sağdan sola, soldan sağa, düşünmeden hazza, hazdan düşünmeye kıvrılır. Öyleyse yılan bir düşmandır ve düşmanlığın simgesidir ama aynı zamanda sağ ile solu özlemle birbirine bağlayan bilge bir köprüdür ve yaşamlarımızda bunun gereksinimi büyüktür.
(Taslak şöyle devam ediyor: İlyas ve Salome’yi izleyerek içimdeki ve benim aracılığımla bir parçası olduğum dünyadaki iki ilkeyi izliyorum.)
s.153—-
C. G. Jung
Kırmızı Kitap
Türkçesi: Okhan Gündüz
Kaknüs Yayınları
Yaşamın yolu yılan gibi sağdan sola, soldan sağa, düşünmeden hazza, hazdan düşünmeye kıvrılır. Öyleyse yılan bir düşmandır ve düşmanlığın simgesidir ama aynı zamanda sağ ile solu özlemle birbirine bağlayan bilge bir köprüdür ve yaşamlarımızda bunun gereksinimi büyüktür.
(Taslak şöyle devam ediyor: İlyas ve Salome’yi izleyerek içimdeki ve benim aracılığımla bir parçası olduğum dünyadaki iki ilkeyi izliyorum.)
s.153—-
C. G. Jung
Kırmızı Kitap
Türkçesi: Okhan Gündüz
Kaknüs Yayınları