kırmızı kahverengi defter – tabutmag forum
“Sen geldin benim deli köşemde durdun” S. K.

Küçücük bir dileğim var: seninle evde de olsa karşılaşıp yakın iki insan gibi birlikte durup konuşmak… böyle bir dileğin nesnesi olmak çok aşağılatıcı ve alçaltıcı bir şey midir? Geri kalan zamanların ağırlığı ve şiddetini üstlenir, ben tek başıma yaşarım. Her insan bir odalık ve bir, yalnızca bir aynalıktır. Ancak bu odanın ve aynanın dehlizlerini bilmek önemli. Neyse maksat sedimentasyon ya da kontr endikasyon olsun!

Retoriğim de toriğim de yok
bu böyle n’apalım.

s.95—

Nilgün Marmara
Kırmızı Kahverengi Defter

Yayına Hazırlayan: Gülseli inal
Telos Yayınları
biz niye kendi zamanlarımızı yaşayamıyoruz, niye hep başka zamanlar ve hep başka kendimiz? ne bu ertelenen, bir tansık olma dileğiyle —tansığın olmasını beklemek değil, özün tansığa dönüşmesini ummak— ben'i ve biz'i tansık yapmak arzusu? 'şimdi'nin karanlığı daha ne kadar üretilecek? bu karanlıkta beslenen ruh kurtçukları daha ne kadar maledecek bizleri kendilerine? bu kurtlar içten içe daha ne kadar uluyacaklar? bu görünmez salıncakta daha ne kadar sallanacağız "aya dokunmak istiyorum" tümcesini sessiz bir çığlık olarak yineleyerek. bu huzur için çığlıklar ne köpekler toplumunda, kim duyar? çığlıklar neden bu den sessiz? bu balıkhaneler bu kancalar niye varlar, yüzlerimiz neden yüz bedenlerimiz niçin balık öyle asılı dururken ve dönerken ağır aksak?

s.85
nilgün marmara
kırmızı kahverengi defter

yayına hazırlayan: gülseli inal
telos yayıncılık