306
Kolektif olarak uygun bir personanın oluşumu, dış
dünya için müthiş bir tavizdir. Beni doğrudan persona ile özdeşleşmeye yönelik güdüleyen özgün bir fedakarlıktır, böylelikle insanların yaptıkları rolün gerçek olduğuna inanmaları sağlanır. Fakat bu tür bir tutumun “ruhsuzluğu” sadece görünüştedir çünkü bilinçdışı hiçbir koşulda çekim merkezinin bu değişimine müsamaha göstermeyecektir. Bu tür durumları eleştirel olarak incelediğimizde maskedeki mükemmelliğin, arkasında sürdürülen “özel yaşam” ile ödünlendiğini görürüz. Dindar Drummond bir defasında “hırçınlık, erdemin belasıdır” şeklinde hayıflanmıştı. Her kim kendisi için iyi bir persona oluşturursa bunun bedelini öfke ile ödemek zorundadır. Bismarck, histerik ağlama krizlerine girerdi; Wagner, ipek sabahlığının kemeri ile ilgili mektup yazmaktan keyif alıyordu; Nietzsche, “sevgili lama” diye hitap ettiği kız kardeşine mektuplar yazmıştı; Goethe, Eckermann ile sohbet ederdi vs. Fakat kahramanların sıradan kusurlarından daha incelikli şeyler vardır. Bir defasında çok saygın bir kişilikle tanışmıştım hatta onun bir aziz olduğu bile söylenebilirdi. Üç tam gün boyunca onu izledim, hiç korkunç bir hata yaptığını görmedim. Aşağılık duygum kaygı verici bir şekilde arttı ve nasıl daha iyi hissedebileceğimi ciddi ciddi düşünmeye başladım. Dördüncü günde karısı danışma için bana geldi... O ana dek başıma hiç böyle bir şey gelmemişti. Fakat şunu öğrendim: personasıyla bütünleşen herhangi bir adam, tüm rahatsızlıklarını karısına rahatlıkla yönlendirebilir, hem de karısı bunu hiç fark etmeden, ve kadın kötü bir nevrozla kendi fedakarlığının bedelini ödediği halde.
syf•17—
Carl Gustav Jung
Feminen: Dişilliğin Farklı Yüzleri
Türkçesi: Tuğrul Veli Soylu
Pinhan Yayınları, 2015
Kolektif olarak uygun bir personanın oluşumu, dış
dünya için müthiş bir tavizdir. Beni doğrudan persona ile özdeşleşmeye yönelik güdüleyen özgün bir fedakarlıktır, böylelikle insanların yaptıkları rolün gerçek olduğuna inanmaları sağlanır. Fakat bu tür bir tutumun “ruhsuzluğu” sadece görünüştedir çünkü bilinçdışı hiçbir koşulda çekim merkezinin bu değişimine müsamaha göstermeyecektir. Bu tür durumları eleştirel olarak incelediğimizde maskedeki mükemmelliğin, arkasında sürdürülen “özel yaşam” ile ödünlendiğini görürüz. Dindar Drummond bir defasında “hırçınlık, erdemin belasıdır” şeklinde hayıflanmıştı. Her kim kendisi için iyi bir persona oluşturursa bunun bedelini öfke ile ödemek zorundadır. Bismarck, histerik ağlama krizlerine girerdi; Wagner, ipek sabahlığının kemeri ile ilgili mektup yazmaktan keyif alıyordu; Nietzsche, “sevgili lama” diye hitap ettiği kız kardeşine mektuplar yazmıştı; Goethe, Eckermann ile sohbet ederdi vs. Fakat kahramanların sıradan kusurlarından daha incelikli şeyler vardır. Bir defasında çok saygın bir kişilikle tanışmıştım hatta onun bir aziz olduğu bile söylenebilirdi. Üç tam gün boyunca onu izledim, hiç korkunç bir hata yaptığını görmedim. Aşağılık duygum kaygı verici bir şekilde arttı ve nasıl daha iyi hissedebileceğimi ciddi ciddi düşünmeye başladım. Dördüncü günde karısı danışma için bana geldi... O ana dek başıma hiç böyle bir şey gelmemişti. Fakat şunu öğrendim: personasıyla bütünleşen herhangi bir adam, tüm rahatsızlıklarını karısına rahatlıkla yönlendirebilir, hem de karısı bunu hiç fark etmeden, ve kadın kötü bir nevrozla kendi fedakarlığının bedelini ödediği halde.
syf•17—
Carl Gustav Jung
Feminen: Dişilliğin Farklı Yüzleri
Türkçesi: Tuğrul Veli Soylu
Pinhan Yayınları, 2015