aşk hayatında affetmeye övgü – tabutmag forum
aşk: bir tuzak, bir aldatmaca, güneşte kar gibi erimeye mahkûm bir yanılsama, aklın uykusunun bir etkisi, sahtekârlık, nöroendokrin sistemin bize oynadığı bir hile. her aşk er ya da geç ölür, yapay doğasını açık eder. zaman tutkuyu çürütür, sonunu ilan eder, onu bir mal ve hizmet idaresine indirger. dopaminin beynin belirli bölgeleri üzerindeki etkisinin yol açtığı ilk coşkulu çalkantılardan sonra, her aşk ilişkisi arzudan yoksun bir rutine dönüşür. zaman kaçınılmaz olarak ilk buluşmanın heyecanını çevreleyen coşku duygusunu öldürür. yeni'nin uyarıcılığı olmadan, her aşk -erotizmden yoksun- yabancılaştırıcı bir yakınlığın bataklığında son bulur. birçok nesil için, aile reisi olan babanın beyaz atleti, arzunun aile yaşamı tiyatrosuna düşüşünün sembolü olmuştur.* yakınlık giderek yabancılaşır ve arzunun canlılığını geri dönülmez bir şekilde yok eder. aile bağlarının yabancılaşmasının bu geleneksel versiyonunun yerini bugün muhtemelen televizyon karşısında kanepede uzanan çift ya da sohbet etmek ya da tutkuyla planlarını paylaşmak yerine kendilerini otistik bir şekilde cep telefonlarının kapalı dünyasına kaptıran kadın ve erkek karikatürü almıştır.

* bkz. adorno, minima moralia, çev. orhan koçak, 2021 [recalcati'nin 1979 einaudi baskısına (s. 215) atıfla yaptığı bu referansı -la canottiera bianca- kitabın ne i̇talyancasında ne de türkçesinde tespit edebildik. -en.]

s.19—

massimo recalcati
aşk hayatında affetmeye övgü

türkçesi: bilge özsoy
telemak kitap