a’dan x’e – tabutmag forum
Pencereden pencereye sohbet ederken ya da günbatımını seyretmek için çatıya çıktığımızda gülümsemeyi bırakır, ağzı hüzünlenir ve eli elimi arar.

Sana nasıl öldüğünü anlatır. Denizde boğulmak üzereyken bulmuşlar onu. Yavaş yavaş yudumlandığımı, içildiğimi hissetmiştim, der! Yavaş yavaş beni içenin gırtlağından kayıyordum ve hoştu, memnuniyet vericiydi, çok hoştu çünkü tadımın güzel olduğunu biliyordum!

Ama, on dokuzunda.

Senden gelen bir mektubu elime aldığımda ilk olarak sıcaklığını hissediyorum. Şarkı söylediğinde sesinde beliren sıcaklık. Kendimi ona bastırmak istiyorum ama yapmıyorum çünkü beklediğimde sıcaklık her yanımı sarmalıyor. Sonra mektubunu ikinci kez okuduğumda ve sıcaklığınla sarmalanmış bir haldeyken, yazdığın kelimeler uzak bir geçmişe ait gibi oluyor, onlara birlikte bakıyormuşuz gibi. Gelecekte oluyoruz. Hakkında pek bir şey bilmediğimiz gelecekte değil. Çoktan başlamış bir gelecekte. Bizim adımızı taşıyan bir gelecekte. Elimi tut. Bileğindeki yara izlerini öpüyorum.

A'idacığın

syf•33—

John Berger
A'dan X'e

Türkçesi: Aslı Biçen
Metis Yayınları