şimdi çabucak ve hiç korkmadan ve sadece birkaç saniye daha ciddiyetinizi korumanızı istiyor ve titreyen sesimizle çok uygunsuz bir iddiada bulunuyoruz.
aşk narsisizme... göz yumar.
burada duraklıyoruz, sözcüklerin üzerinde durmamanızı rica ediyoruz, sözcüklerin sizi öfkelendirmesine izin vermeyiniz; korku içinde tir tir titreyerek iddiayı bir basamak yükseltiyoruz.
aşk narsisizm ister.
hemen karar vermeyin, bizi sonuna kadar dinleyin. sizi kızdıracak terimlerden sakınacağız. utana sıkıla dile getirdiğimiz bu şeylerin ne kadar ayıp olduğunu bizden daha iyi kimse bilemez. bu nedenle dizlerimizin üzerine çöküyoruz, önce sağ dizimizle başlıyoruz, sonra bedenimizi tüm içtenliğimizle eğiyoruz; bu çok yönlü ve saygın diz çökme pozisyonunun ortasında bizi suçlamadan önce biraz sabretmeniz için size yalvarıyoruz. aslına bakarsanız her yerde ciddiyet olması için duacıyız. etrafımızda ciddi bir ortam olduğunu düşünüyoruz. hiçbir şekilde sizi kandırmak amacını taşımıyoruz, sizi sadece ikna etmek istiyoruz. ve hangi ciddiyet, ne kadar isterse istesin, genelleme karşısında, o batılı boğa ve onun son böğürtüsü karşısında kanıt olabilir? eğer işin sonuna kadar kasti bir: credo quia absurdum, ut intelligam* ile biraz olsun idare edebilirseniz, yanaklarımız kızarmaktan, hem de nasıl kızarmaktan inanamazsınız ve dudaklarımız sinsi konuşmalardan kurtulacaktır. sizin (ve sizin) sadece bir paragraflık boşluk süresince (bir sürü boşlukla dolu koskoca bir kitapta tek bir boşluk istiyoruz, çok mu fazla?) düşmanlıkları durduracağınıza ve eğlence hakkınızdan vazgeçebileceğinize güvenebilirsek eğer, o zaman biz de silahlarımızı indirecek ve söylememiz gereken şeyi söyleyerek nasıl hiçbir fikrimizin olmadığını, biçem olmadan düşünmeye cesaret edemediğimizi, en azından terbiyeli bir şekilde ve içimizde yattığı kadarıyla açıklayacağız, çünkü bunun açıklanması gerekiyor, per fas et nefas.* bu onur kırıcı bir başlangıç belki ama çuvala tıkılmış bir kedi gibi sinirli hissediyoruz kendimizi. ve son bir ricamız daha var: kaba tabirle çıkmaza girene kadar değil, iyice batana kadar cesaretimizin içine ettik dememize inanın: aşk narsisizm ister, şunu ifade etmek istiyoruz: belirli bir durumda, muhtemelen, elbette, istisnai bir durumda, belli kalitede bir sevgi (onun tarafından anlaşıldığı ve uygulandığı şekliyle, eğer şöyle düşünmek işinize gelecekse bunu reddetmek bizim de işimize gelmez, dünyadaki bütün âşıklar arasında yalnızca ve yalnızca onun tarafından anlaşıldığı ve uygulandığı şekliyle) beraberinde belirli bir narsisist manevralar sistemini getirir. bütün söylemek istediğimiz bu. sadece bu. bu öne sürmekten özenle kaçındığımız sancılı savdır, şimdi size yalvarıyoruz, eğer ışıkları söndürme nezaketini gösterirseniz, size bu alçakgönüllü iddiayı açıklayacağız.
*. (lat.) i̇nanıyorum çünkü anlamsız, anlamak için inanıyorum. (ç.n.)
*. (lat.) ne pahasına olursa olsun. (ç.n.)
s.59—60
samuel beckett
sıradan kadınlar düşü
türkçesi: hülda öklem süloş
ayrıntı yayınları
aşk narsisizme... göz yumar.
burada duraklıyoruz, sözcüklerin üzerinde durmamanızı rica ediyoruz, sözcüklerin sizi öfkelendirmesine izin vermeyiniz; korku içinde tir tir titreyerek iddiayı bir basamak yükseltiyoruz.
aşk narsisizm ister.
hemen karar vermeyin, bizi sonuna kadar dinleyin. sizi kızdıracak terimlerden sakınacağız. utana sıkıla dile getirdiğimiz bu şeylerin ne kadar ayıp olduğunu bizden daha iyi kimse bilemez. bu nedenle dizlerimizin üzerine çöküyoruz, önce sağ dizimizle başlıyoruz, sonra bedenimizi tüm içtenliğimizle eğiyoruz; bu çok yönlü ve saygın diz çökme pozisyonunun ortasında bizi suçlamadan önce biraz sabretmeniz için size yalvarıyoruz. aslına bakarsanız her yerde ciddiyet olması için duacıyız. etrafımızda ciddi bir ortam olduğunu düşünüyoruz. hiçbir şekilde sizi kandırmak amacını taşımıyoruz, sizi sadece ikna etmek istiyoruz. ve hangi ciddiyet, ne kadar isterse istesin, genelleme karşısında, o batılı boğa ve onun son böğürtüsü karşısında kanıt olabilir? eğer işin sonuna kadar kasti bir: credo quia absurdum, ut intelligam* ile biraz olsun idare edebilirseniz, yanaklarımız kızarmaktan, hem de nasıl kızarmaktan inanamazsınız ve dudaklarımız sinsi konuşmalardan kurtulacaktır. sizin (ve sizin) sadece bir paragraflık boşluk süresince (bir sürü boşlukla dolu koskoca bir kitapta tek bir boşluk istiyoruz, çok mu fazla?) düşmanlıkları durduracağınıza ve eğlence hakkınızdan vazgeçebileceğinize güvenebilirsek eğer, o zaman biz de silahlarımızı indirecek ve söylememiz gereken şeyi söyleyerek nasıl hiçbir fikrimizin olmadığını, biçem olmadan düşünmeye cesaret edemediğimizi, en azından terbiyeli bir şekilde ve içimizde yattığı kadarıyla açıklayacağız, çünkü bunun açıklanması gerekiyor, per fas et nefas.* bu onur kırıcı bir başlangıç belki ama çuvala tıkılmış bir kedi gibi sinirli hissediyoruz kendimizi. ve son bir ricamız daha var: kaba tabirle çıkmaza girene kadar değil, iyice batana kadar cesaretimizin içine ettik dememize inanın: aşk narsisizm ister, şunu ifade etmek istiyoruz: belirli bir durumda, muhtemelen, elbette, istisnai bir durumda, belli kalitede bir sevgi (onun tarafından anlaşıldığı ve uygulandığı şekliyle, eğer şöyle düşünmek işinize gelecekse bunu reddetmek bizim de işimize gelmez, dünyadaki bütün âşıklar arasında yalnızca ve yalnızca onun tarafından anlaşıldığı ve uygulandığı şekliyle) beraberinde belirli bir narsisist manevralar sistemini getirir. bütün söylemek istediğimiz bu. sadece bu. bu öne sürmekten özenle kaçındığımız sancılı savdır, şimdi size yalvarıyoruz, eğer ışıkları söndürme nezaketini gösterirseniz, size bu alçakgönüllü iddiayı açıklayacağız.
*. (lat.) i̇nanıyorum çünkü anlamsız, anlamak için inanıyorum. (ç.n.)
*. (lat.) ne pahasına olursa olsun. (ç.n.)
s.59—60
samuel beckett
sıradan kadınlar düşü
türkçesi: hülda öklem süloş
ayrıntı yayınları