Basit şeylerin ardına saklanıyorum
ki beni bulasın;
beni bulmasan o şeyleri bulacaksın,
elimin değdiği şeylere dokunacaksın,
karışıp birleşecek ellerimizin izleri.

Ağustos mehtabının şavkı vuruyor mutfağa,
kalaylı bir kap gibi parlıyor (sana söylediğim şeyden dolayı böyle oluyor)
boş evi aydınlatıyor ve evin diz çökmüş sessizliğini–
sessizlik daima diz çöker.

Her söz açılan bir kapıdır
sık sık vazgeçilen bir buluşmaya
ve ne zaman ki ısrar eder buluşmada
o söz işte o zaman doğrudur.

Çev.: