ben kendimi icat ettiğim günden beri çoğalamıyorum. “çünkü bir şey ile her şey arasında bir yer var: bütün mümkünlerin kıyısında” ne bütün, ne yalnız.

bana sorsalar, bu hâlin, düşüncenin içinde (sözgelimi sınırında) ece ayhan’ın dediği kara-kamunun çiçeği olarak kalırdım.

bana sormadılar.
çocukluğumda tasarladığım dünya ve tasarladığımın aksi dünyadan geriye kendim kaldım. öteki, (bana benzeyen) (benim olmayan) varlığımı geçmişte canlı tutmaya çalışıyorum ve bu çatışmanın sonunda ‘yaşamayı arzuladığım fakat rotasını bilmediğim bütünün’ dışında kalacağım.