Psikiyatrist Arzu Erkan- Yüce, twitter hesabı ndan yayınladığı 20 başlıklı floodla, "Taciz miydi? Kur muydu?" sorularına açıklık getirdi.

Erkan - Yüce'nin paylaşımları şöyle:

İstemediğinizi belirttiğiniz, reddettiğiniz, mesafe ve sınır koyduğunuz, yanıtsız bıraktığınız halde kişi herhangi bir biçimde sizinle temasa, ısrara, flörte, iltifata, davete devam ediyorsa, bundan rahatsızlık duyuyorsanız bu tacizdir.

Koyduğunuz sınırdan dolayı mesleki, sosyal ya da akademik olarak hayatınızı zorlaştırıyorsa bu da tacizdir. "Hayır" "hayır"dır.

"Taciz değil flört" diyenler asimetrik/hiyerarşik ilişki içindeki hele de genç yaştaki kadınları açıkça reddedemeyeceği biçimde köşeye kıstıranlardan bihaber! İşveren, büyük, evli, akademide/fakültede kıdemli, sözlü sınavında kaderini belirleyecek olan hoca, asistan "abi" vb.

Tacizcilerin makul ve nezaket çerçevesinde redleri, "hayır"ları ,sınırları dikkate aldıklarını, ya da her zaman açık tekliflerle gittiklerini mi sanıyorsunuz? Müthiş manipülasyon yetenekleriyle şüpheye düşürüp, ne olduğunu anlamaz, makul tepki veremez hale getirmekte ustalar.

5. Çoğu genç/kişi, hele de şiddet ya da istismar geçmişi varsa -sanılanın aksine- tacizciyi/tehlikeyi gözünden tanıyıp ustaca uzaklaşmak/ kendini etkin biçimde korumak/yardım almak yerine, donakalma ve kişi ile o toksik ilişkiye tutulma refleksi taşıyor.

Sadece donakalma da değil yineleyici biçimde bu türden ilişkilere çekilme; bir nevi geçmişini, travmasını yineleme zorlantısı olabilir. Bunlardan bağımsız olarak, kişi bu türden saldırılara hazırlıksız büyüdüğü (olağan olarak) için de korunma refleksleri yeterli olmayabilir.

Burada yavuz hırsız her daim evsahibini bastırdığı için, hırsızın da hiç suçu olmadığı için! maruz kalanın psikolojisisi ve motivasyonları sorgulanınca yazdım bunları. İnsan eliyle travmanın nesine durduk yere hazırlıklı olabilir ki bir kişi, elbet faildir olayın sorumlusu.

Bir diğer sorun da bu kişilerin usta manipülatör oldukları için farklı kimselerle farklı ilişkiler kurarak, aşırı "düzgün, güvenilir, saygın" imaj çizmeleridir. Maruz kalan kendini sorgular durur "acaba ben mi yanlış anlıyorum, ben mi yanlış davranıyorum?" diye. Yalnızlaşır.

Fail ara ara geri sonra yeniden ileri hamle yapar. Maruz kalan sert tepki gösterse güç ilişkisinde dezavantajlı konumdadır üstelik kimsenin kendisine inanmayacağını düşünür. Hakikaten elinde somut kanıt olmayan sinsi bir taciz altındadır. Kişinin ilgisini yitirmesini umar.

Maruz kalanın aklı karışır. Şikayet etmek aklına gelse de buna cesaret edemez. Konuyu açtığında başkalarına da yaptığını öğrenebilir. Bu birbirlerine iyi gelse de birlikte mücadele etmek yanı sıra birlikte "idare etmek" ve katlanmaya dönüşür.

Failin taciz davranışlarının camiada o zaten biraz "sapıktır", "çapkındır", "kızlara düşkündür" "ama iyi çocuktur" gibi tanımlarla, normalize edildiği de sıktır. En acısı da budur. "Karıncayı incitmez" bu insana bazı zaaflarından dolayı, sanki bazı kadınlar kurban edilir.

Fail evli, çocuklu, entelektüel, "şiddet karşıtı", kadın hakları savunucusu, toplum tarafından parmakla gösterilen biri olabilir. Diğer kadınlarla şahane dost olur, asla çizgiyi aşmadan. O nedenle suçu ortaya çıktığında savunanı boldur. Maruz kalanın korktuğu başına gelir.

Daha önce taciz/istismar/şiddetten sağ kalanlar, bu alanda çalışan uzmanlar, sivil toplum kuruluşları; faili gözünden tanır, maruz kalanı çok iyi anlarlar #aslayalnızyürümeyeceksin der ve dayanışma içinde bir kişinin daha hayatta kalması sağlanır #dayanışmayaşatır

Şiddet beyanında bulunan kadının "itibarını zedelemek için iftira attığı" iddiası, erkeğin itibarının kadının kendi itibarindan yüksek olduğu önermesini içerir. Herkesin bir itibarı var ve failin elinden gelen mağduriyet hiçbir kadına itibar kazandırmaz. Bu eril kibirdir!

Halen "ya algı operasyonu, iftira " diyen var. Kadının itibar kazanmak için böyle bir yola başvurmaya ihtiyaç duyduğu ön kabulü de nereden geliyor? Fail kim oluyor da kadın ona iftira atarak kendi itibarını yerle bir etmeyi göze alsın? Bu bir erkeklik yüceltmesi! Hadsizlik!

Faille dayanışma içinde olup şiddete maruz kalanı yalnızlaştıran, ötekileştiren, şiddeti meşrulaştıran kimse potansiyel faildir. İlişkilenirken dikkat etmek gerek! Birebir tanık olunan durumlar hariç, kendi ailemden biri dahi olsa "yapmamıştır" diyemem.

İtibarını, unvanını, şanını, şöhretini, gücünü, zenginliğini, yaptığı iyi işini, şiddet davranışına perde eden her kim ise bu perdenin çekilip alınması gerekir. Yani kişi kendini var kıldığı bu alanlarda bulundurulmamalı, boykot ve protesto ile sosyal yaptırımlar uygulanmalı.

Tacize, şiddete maruz kalan kimseler sesini çıkarmaya devam ettikçe; dayanışma ve her türden fail karşısında alınacak tavır sayesinde, faillerin kurdukları bu düzen yıkılacak. Taciz ve şiddet başgösterdiğinde birbirimizi gözetmeliyiz.

Öneriler: Dayanışmak, gerekirse psikolojik destek almak, sivil toplum kuruluşlarıyla temas içinde olmak, bilgi verici sosyal medya hesaplarını takip etmek, seminer ve eğitimlere katılmak, yayınları dinlemek, deneyim/kendine yardım kitaplarını okumak, yasal haklarını bilmek.

Son söz (şimdilik) #6284sayilikanun sadece evde şiddeti değil her türden şiddet karşısında maruz kalanı korur. Bu yasaya sahip çıkmalı, işlerlik kazanması için mücadele etmeliyiz.