“kendi sırtına bir sütun gerekir,
ve bir bilinmez, gizemli dalganın
o görünmez sütunla oyunu,
ama yeryüzünün çocukluk yüzyılı
narin, bir başka çocuğun kıkırdağını andırır,
bir kuzu yavrusu gibi
başını
kurban ayini
taşına
sürten.”

çev. borges defteri
bu senin kaderin, o küçük sırtın kırbaç altında kızarmak için,
kırbaç altında kızarmak ve yanmak bir donmanın sıcaklığıyla,

o çocuksu ellerin ağır ütüleri kaldırmak için,
ağır ütüleri kaldırmak ve yamamak bohçaları,

o narin ayakların cam kırıkları üstünde yürümek için,
cam kırıkları ve kana bulanmış kumlar üstünde.

ve ben siyah bir mum gibi sana yanmak için buradayım,
yanmak siyah bir mum gibi af dilemeye yüzü olmadan.

“Siyah Mum” (Şubat 1934)