bugün, kim tarafından yarım bırakıldığını bilmediğim bir yaşamak duyarlılığıyla karşılaştım. mezarlığa gitme yerine yerleşme duyarlılığı.

eğer ölümü gül bebek büyütmek yerine yaşamayı sıradanlaştırabilenlerden biriysek biliyoruz: duyularımızın manzarası huzursuzluktur.
kadına hizmet"in sonunda ulrich von liechtenstein, kendisini hapiste ölüme yakın hissettiğinde bir ekmek kırıntısı aradığını anlatır. ölülerin ruhları bedenden uzaklaşırken bir rüzgar estirirler. bu rüzgar, intihar edende özellikle güçlüdür. ani bir rüzgar çıktığında, herhalde ormanda biri kendini astı, denir.

"penetrare at plures.” “abit at multos.”
çoğunluğun yanına katıldı (öldü)
plautus

elias canetti - ölüm üzerine
"başkalarının gerçek güçsüzlüğüne, onların yenilgisine, son başarısızlığına, şanssızlığına, çöküşüne nasıl karşı konacak?" (s.19)

(bkz:elias canetti)