Blues

öldürürler beni çalışmazsam
ama çalışsam da öldürürler beni
durmadan hep öldürürler beni
hep öldürürler beni durmadan

dün bir adam gördüm bakıyordu
bakıyordu doğan güneşe adam
dün bir adam gördüm bakıyordu
bakıyordu doğan güneşe adam
ama bir duruyordu ki ciddi mi ciddi
çünkü kördü görmüyordu çünkü kördü
ayy körler görmeden yaşarlar görmeden
doğan güneşi
doğan güneşi
doğan güneşi

dün bir çocuk gördüm oynuyordu
bir başka çocuğu öldürmek oynuyordu
dün bir çocuk gördüm oynuyordu
bir başka çocuğu öldürmek oynuyordu
oynayışı büyüklerin çalışmasını andırıyordu

kim diyecek onlara
hele bir büyüsünler
insanların çocuk olmadığını
çocuk olmadığını
çocuk olmadığını

öldürürler beni çalışmazsam
ama çalışsam da öldürürler beni
durmadan hep öldürürler beni
hep öldürürler beni durmadan

— Nicolás Guillén (çev. Özdemir İnce)
Zenci
şekerkamışı tarlasının içinde.

Beyaz adam
şekerkamışı tarlasının üstünde.

Toprak
şekerkamışı tarlasının altında.

Kan
akan kan bizim.

(1934)
İşte onlar,
bir titanın gücünün sabırsızlandığı sert taşı
işleyenler şimşek demetleri arasında.
Kırmızı kıvılcımı parlatanlar kurumuş kırlarda.
‘İşte biz!’ diye haykırınca,
'İşte biz!’ diye başka yanıtlarda yankılananlar.
Kanlarında saldırgan hecelerin vuruşunu duyanlar
yabanıl kargaşalıkta.
Ne yapmalı onlarla, çalışıyorlar madem ki
bir şimşek demetinin tam ortasında?
İşte dirsek dirseğe her şeyi göze alanlar:
ve verenler işte her şeyi cömert elleriyle;
İşte onlar başı bin derin, karanlık hendeğe eğilmiş
salt tere dönüşen zenciyle kardeşçe yaşayanlar,
kırbaçlanmış etin kötü bir et olduğunu bilen
çizmenin ezdiği etin en kötü et olduğunu bilen
gırtlakta acımasız bir gümbürtüleyin duran sesin
o zaman nasıl yükseldiğini bilen beyaz ile
kardeşçe geçinenler, işte onlar, işte onlar.
İşte uyanık düş görenler,
maden ocağının diplerinde boğuşup
orada ölülerin sağların uluyan sesini duyanlar.
İşte Tanrı sesini duyanlar,
kimliksiz paryalar,
ezilmişler,
unutulmuşlar,
yalınayak başıkabaklar,
donmuşlar,
mavzerin önünde, 'asker kardeşlerim!’ diye
haykıranlar
ve vurulup vurulup düşenler
ince bir kan çizgisi mor dudaklarında!
(Yürüsün gitsin yolunda kargaşalık!
Dalgalansın barbar bayraklar,
ve tutuşsunlar
üzerinde kalabalıkların!)

West Indies, Ltd. adlı şiirinden,
çev. Özdemir İnce