Minima moralia – tabutmag forum
"zekâ bir ahlak kategorisidir. duygu ile anlamanın birbirinden ayrılması -ki ahmağın aklanması ve aziz mertebesine çıkarılması da böylece mümkün olur- insanın birbirinden kopuk işlevlere bölünmesini hipostazlaştırır. mankafaya düzülen övgülerde gizli bir kaygı da vardır: koparılmış parçaların yeniden birleşerek bu sakatlığa son vermesinden korkuluyordur. "bir zihnin ve bir kalbin varsa eğer," der hölderlin bir şiirinde, "yalnız birini göster. ikisini de mahkûm ederler, ikisini de gösterirsen.""
Plurale tantum. — Toplum, çağdaş bir kuramda öne sürüldüğü gibi, çeşitli "dolaplar"dan oluşuyorsa eğer, onu en iyi temsil eden model de kolektifin tam tersi olan şeydir: Monad olarak birey. Her bireyin kesinlikle tikel olan çıkarlarının izini sürmekle, sahte bir toplumda kolektifin doğasını da incelemiş oluruz. Farklı dürtülerin gerçeklik ilkesine cevap veren bir ego'nun önderliği altında örgütlenişini de içselleştirilmiş bir haydut çetesi olarak düşünmek mümkündür: Şefiyle, adamlarıyla, törenleriyle, bağlılık yeminleriyle, ihanetleriyle, çıkar çatışmalarıyla, entrikalarıyla ve bütün girdi çıktısıyla bir haydut çetesinin içselleştirilmiş biçimi. Bunu anlamak için, bireyin çevresine hararetle kafa tuttuğu o patlama anlarını, öfke nöbetlerini göz önüne getirmek yeter: Öfkeli insan kendi benliğinin çete şefi olarak belirir hep: Tongaya basmama emrini vermiştir bilinçdışına, içindeki grup adına konuşmanın güveniyle gözleri parıldamaktadır. Kişi kendi saldırganlığını ne kadar benimserse, toplumun baskıcı ilkesini de o kadar iyi temsil eder. Belki de asıl bu anlamda doğrudur şu ilke: En bireysel olan, en genel olandır.

Plurale tantum: Sadece çoğul kipiyle.