“Devlet iktidarın örgütlenmesinden başka nedir? Ama hiçbir iktidar, doğası gereği, kendisinden daha üstün ya da kendisine eşit olan ve hükmetmekten başka hiçbir özelliği olmayan başka bir gücü kabul edemez. Çünkü hükmetmek ona engel olan her şey boyunduruk altına alınmışsa gerçekleşebilir ancak. Hiçbir iktidar, zorunda kalmadıkça, başka bir iktidarı hoşgörmez (yani, onu yıkacak, devirecek gücü kendinde bulamadığı için onun varlığını kabul eder). Bir iktidara eşit güçte olan başka bir iktidar onun ilkesinin bir olumsuzlaması ve varlığına karşı sürekli bir tehdittir; çünkü onun güçsüzlüğünün bir ilanı ve kanıtıdır bu. Sonuç olarak, yan yana varolan bütün devletler arasında savaş bir kaide, bir sürekliliktir; barış ise sadece geçici bir ateşkestir.

Kendisini hem kendi hem de tüm uyrukları için, mutlak bir varlık olarak en üste yerleştirmek Devlet’in doğasında vardır. Onun refahına, saltanatına, gücüne hizmet etmek en yüksek vatanseverlik erdemidir. Devlet için, başkaları diye bir şey yoktur: ona hizmet eden her şey iyidir, onun çıkarına karşıt olan her şey ise suçlu ilan edilir – ‘Devlet'in değerleri’ dedikleri şey budur.”

— Mihail Bakunin, Devlet’in İlkesi (1871)