"Yıldız mitolojisinden doğmuş olan Pitagoras'ın sayılar kuramı, Platonizm'de, düşüncenin en yüksek içeriğini mutlak bir nesnellik olarak tanımlayan idealar kuramına dönüşmüştü; düşüncenin nihani içeriği olan bu mutlak nesnel idealar, düşünme yetisiyle ilgili olmakla birlikte, onun ötesinde yer alıyorlardı. Aklın bugünkü bunalımının temelinde, düşüncenin belli bir noktadan sonra böyle bir nesnelliği ya hiç kavrayamaması ya da bir sanrı olarak reddetmesi yatmaktadır. Bu süreç giderek bütün rasyonel kavramlara yayılmış, sonunda hiçbir gerçeklik kendi başına akla uygun olarak görülemez olmuştur; içerikleri boşalan bütün temel kavramlar biçimsel kabuklara dönüşmüştür. Akıl öznelleşirken, biçimselleşmektedir de."

Akıl Tutulması (1947)
"Bir doğa görünümü seyreden adam eğer gördüğü renk ve biçimlerin sadece birer renk ve biçim olduğuna, yer aldıkları yapıların tümüyle öznel olup hiçbir anlamlı düzen ya da bütünle bağı olmadığına, hiçbir anlam taşımadıklarına, taşıyamayacaklarına inanıyorsa, görünümden aldığı, haz da fazla uzun süremez. Eğer böyle zevkler adet haline gelmişse o da ömrünün sonuna kadar bunlardan haz duymaya devam edebilir ya da bayıldığı şeylerin anlamsızlığını hiçbir zaman tam olarak fark edemez. Zevklerimiz çocukluğumuzda oluşur; sonradan öğrendiklerimiz bizi daha az etkiler. Çocuklar uzun yürüyüşlere tutkun olan babalarına öykünebilirler, ama aklın biçimselleşmesi bir noktanın ötesine geçmişse, onlar da radyodan verilen komutlarla jimnastik hareketleri yaparak yerine getireceklerdir vücutlarına karşı görevlerini. Öylece yürümek, ilerdeki görünüme karışıp gitmek artık gereksizdir; böylece, bir yayanın yaşadığı biçimiyle görünüm kavramı da anlamsızlaşır, keyfileşir. Görünüm yozlaşarak görünüm avcılığına, fotoğrafçılığa dönüşür."

Akıl Tutulması
The Eclipse of Reason
Metis Yayınları (1986) Çev.: Orhan Koçak