"Beklemek, sadece beklemek. Tuhaf bekleyiş, her anı birbirine eşit, tıpkı mekânda her noktanın birbirine eşit olması gibi, mekâna benziyor, aynı süreğen baskıyı uygularken, baskı uygulamıyor. Bizde olan ve şimdi dışarıya geçen yalnız bekleyiş, bizsiz bizi bekleyiş, bizim kendi bekleyişimiz dışında bizi beklemeye zorlayan, artık hiçbir şeyi beklememize izin vermeyen bir bekleyiş. Öncelikle yakınlık, öncelikle yakınlığın bilinmeyişi, öncelikle birbirlerinden habersiz, birbirlerine dokunan ve ilişkisiz meçhul anların yan yanalığı."

Bekleyiş Unutuş
"Bende birisi kendisi ile sohbet ediyor.
Bende birisi bir başkası ile sohbet ediyor. Onları işitmiyorum. Fakat, onları ayıran ben ve aralarında ısrarcı olduğum bu ayrım olmaksızın birbirlerini duyamayacaklar."

Bekleyiş Unutuş