yky'nin 2004 yılında kâmuran şipal çevirisiyle hazırladığı kitaptan bir bölüm:

"sık sık anne ve babam hakkında da yine böyle düşünmüşümdür. onlar sanır ki, ben kendi çocuklarıyım ve kendileri gibiyim. ama her ne kadar kendilerine sevgi beslemem gerekse de, gerçekte onlara yabancı, onların anlayamayacağı biriyim. benim başlıca önemli gördüğüm şeyi, yani ruhumu fazla önemsemez, buna verdiğim önemi gençliğime sayar, yahut benim bir kaprisim gözüyle bakarlar. öte yandan beni sever, benim uğruma hiç bir özveriden geri kalmazlar. bir babadan çocuğuna burnu, gözleri, hatta zekası kalıtım yoluyla geçebilir, ama ruhu asla. her insan yeni bir ruh taşır kendisinde."

aynı bölümün 1999 yılında meb alman klasikleri dizisinde yayınlanan, birinci baskısı temel alınan kitabın zahide gökberk önsöz çevirisi:

"annemle babam için de genellikle böyle düşünmüşümdür. onlar benim kendi çocukları ve dolayısıyla da onlar gibi olduğumu düşünürler. ama ben kendilerini sevsem de, yine onlar için anlayamayacakları, yabancı bir insanım. onlar benim için, hele benim ruhum için en önemli olan şeyi ikinci derecede bulurlar, onu benim gençliğime, geçici hevesime verirler. bununla birlikte beni severler ve iyiliğim için her şeyi yaparlar. bir baba çocuğuna burnunu, gözlerini, hatta aklını bırakabilir, ama ruhunu veremez. ruh her insanda yenidir."