“artık hiçbir şey gelmeyecek.
asla ağlamamalısın,
der bir şarkı.

onun dışında
bir şey
diyen
kimse yok.”
“…we take care not to touch each other in public, nor do we look into each other’s eyes except furtively, because Ivan must first wash my eyes with his own, removing the images which landed on my retina before his arrival.”

“İnsan içindeyken birbirimize dokunmamaya dikkat ediyoruz, kaçamak bakışlar dışında birbirimizin gözünün içine bakmıyoruz, çünkü İvan öncelikle kendi gözleriyle benim gözlerimi yıkamalı, onun hayatıma girmesinin öncesinde retinama yerleşmiş olan imgeleri silmeli.”

yabancılaşma

ağaçlardan göremiyorum artık ağaçları.
rüzgara yelken açmıyor dalların yaprakları.
tad var yemişlerde, ama tükenmiş sevgileri.
doyurmuyorlar bile.
ne olacak şimdi?
orman kaçmakta gözlerimin önünde,
ağzı mühürlenmiş yakınımdaki kuşların,
döşeğim olabilecek çayır da kalmamış
doymuşum artık zamana
ve içimde zamana susamışlık.
ne olacak şimdi?

dağlarda ateşler yanacak gece bastığında.
yine davranıp yaklaşmalı mı her şeye?

yollarda göremiyorum artık yolları.

çeviri: ahmet cemal