"susunca kelimeler cambazlığını kaybeder. susunca kasıntısız olur insan, dış dünyadan gelen sürtüşmelerden biraz uzaklaşır, kendini bulur, doğanın sessiz müziği ile dolar içi.

tek başına susuş olduğu gibi ikili susuşlar vardır. anlaş(ıl)an iki insanın güneş batışı sırasında ya da bir ocak başında yan yana susuşu bazen sütunlar dolusu laftan daha veciz bir iç konuşma sağlar. zaten ben büyük şeylerin susularak daha iyi ifade edileceğine inananlardanım. konuşma ister istemez, bir şeyleri kısıtlamak, sınırlamak, indirgemek değil midir? susuşta sonsuza açılan bir pencere vardır. onu lafla bozmanın âlemi var mı?"