ruhumu dayanılmaz kılan şey, birbirini reddeden, mutluluğa kavuşamayan tuhaf kıyafetlerin, bedenleri asla olamayacağı şeye dönüştürmesidir.

kıyafetler dayatır, ve her ne olursa olsun, çıplaklığın uygarlığı üzerinden yükselerek, bedenleri iyi bir şey olduğuna inandırır.

amma küçücük dünya!
çıplaklığın (bir nedenle) utancını büyüten duygu, bütün kıyafetlerin başka şey olma isteğini elinden alıyor.

ve fakat arınmak için, birleşmek ve sakinliğimizle buluşmak için soyunuyoruz. utanç, tam da böyle anlarda ceplerimize saklanıveriyor.