erich fromm – tabutmag forum
erich fromm, 1958'de katıldığı bir tv programında , "sevmek kolay değildir." diyor: "insan sevmeyi başaramıyor, ama sevmek zorunda kalıyor."

"herkesin sevmek hakkında konuştuğunu ve sevmenin, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu söyleyebilirim. sevmek, kısaca, bir varlığın bir başka varlıkla birlikte olması, onunla birlik olması deneyimi demektir.

yine de, sevmenin günümüzde görece nadir görülen bir fenomen olduğunu söyleyebilirim. oysa etkisine kapıldığımız çok fazla duygusallık var, sevmeye dair çok fazla illüzyon var. burada esas sorun, insanın gerçekten sevmeyi başaramıyor oluşudur. sevmek zorunda kalıyor kişi. bu da sevmenin ve sevme yeteneğinin, hayattaki en önemli şey haline gelmesi demektir."

bizim için, yani insanlar için sevmek neden bu kadar zor? size göre, bizdeki sorun ne?

"çünkü başka şeylerle ilgileniyoruz. başarılı olmakla ilgileniyoruz, parayla ilgileniyoruz, araçlarla ilgileniyoruz. pazar günleri hakkında konuştuğumuz en önemli şeyler, en az dikkat harcadığımız şeylerdir. sevmek kolay değildir. tüm büyük dinler, sevmeyi en büyük hünerlerden biri olarak görür. o kadar kolay olsaydı sevmek, veya insanların düşündüğü kadar kolay olsaydı, büyük dini liderler bu konuda bir hayli saf kalmış olurlardı."

erich fromm, 1958
çeviren: ümid gurbanov
İnsan, yalnız ve yalnız topluma egemen olabilir ev ekonomik çarkı, insan mutluluğunun amaçlarının hizmetine sunarsa ve yalnız ve yalnız, toplumsal sürece etkin bir şekilde katılırsa, şimdi onu umutsuzluğa sürükleyen şeyi —yalnızlığını ve güçsüzlük duygusunu— yenebilir. Günümüzde insana en çok acı veren, yoksulluk değil, büyük bir çarkın küçük bir dişlisi, bir robot haline gelmiş olmak, ve yaşamının boş ve anlamsız olmasıdır. Her türden yetkeci dizgeye karşı zafer kazanmak, yalnızca demokrasinin geri adım atmaması, tersine, atılımda bulunması ve son yüzyıllar boyunca özgürlük için savaşan insanların kafalarında bulunan amaçları gerçekleştirmesiyle mümkün olur. Demokrasi, ancak ve ancak, insan aklının alabileceği en güçlü inancı, yaşama ve hakikate olan inancı ve bireysel benliğin etkin ve kendiliğinden gerçekleşmesi şeklindeki özgürlüğe olan inancı insanlara aşılayabilirse nihilizmin güçlerine karşı zafer kazanabilir.

Özgürlükten Kaçış
Çev.: Şemsa Yeğin