“Ondan sonra, Printemps’da bir tezgahtan bir çift eldiven yürüttüm, gidip onları bir çöp tenekesine attım, iyi geldi.”

— Émile Ajar, Onca Yoksulluk Varken (1975)
“I was cold during the night. I got up and put another blanket over her.”
“Gece üşüdüm, kalktım, onun üstünü bir battaniyeyle daha örttüm.”

— Émile Ajar, The Life Before Us (1975)
“For a long time I didn’t know I was an Arab, because nobody insulted me. I only found out when I went to school. But I never got into fights. It always hurts when you hit somebody.”

“Uzun süre Arap olduğumu bilmedim, çünkü kimse beni aşağılamıyordu. Okula gittiğimde öğrendim Arap olduğumu. Ama kavgalara hiç karışmazdım. Birine vurduğunda seni de acıtır daima.”

The Life Before Us (1975)