bir gecede
iyi olduklarına
inandığım
5-6 şiir yazmışsam
kaygılanmaya
başlarım:

ya ev
yanarsa?

ev umurumda
değil
5-6 şiirin
yanacak olması
kaygılandırır
beni

ya da

eski sevgililerimden
birinin
içeri girip
onları çalacağı
veya imha
edeceği
düşüncesi.

5-6 şiir
yazdıktan sonra
oldukça
sarhoşumdur
zaten
ve
şiirleri
nereye saklayacağımı
düşünürken
birkaç bardak
daha içerim.

bazen
şiirleri nereye
saklayacağımı düşünürken
onları
farkında olmadan saklar
ve nereye saklayacağıma
karar verince
bulamam...

o zaman
arama
başlar

oda
kağıt
karmaşasıdır
zaten
ve
çok yetenekliyimdir
şiirlerimi saklamakta.

onları yazmakta
o kadar
yetenekli
olmayabilirim.

sonra
onları bulur
ve bir içki daha
koyarım

ve bir kez daha
saklarım

sonra onları
unutur
ve
uyurum...

sabah
uyandığımda
onları hatırlayıp
aramaya başlarım
yine...

genelllikle
on ya da on beş
dakikamı
alır
onları bulup
tekrar okumak
ve pek de
beğenmemek
ama biliyor musunuz
bütün o emekten
sonra

bütün o içki
ve arama fasıllarından sonra

onları
zahmetimin
kanıtı olarak

kabul
edilirlerse
bir buçuk sene
sonra

belki

basacak
tirajı
100-750 arasında değişen
bir dergiye
göndermenin
adil
olduğuna
karar
veririm.

değer.

charles bukowski -hastalık
görsel


"Yaktık o oteli,
eğri büğrü
ruhlarımızla
ve bizi sevdi o"

ya da

"Kırışmış ya da bükülmüş
ruhlarımızla,
o oteli aydınlattık
ve bizi çok sevdi"

ya da

"kokuşmuş ruhlarımızla,
o oteli acımasızca kirlettik.
bizi sevdiler ve
sonra içlerinde
her şey söndü."

Hangisini alırsanız. Üçüncüsü uydurma.
"sıcak bu gece
ve mahallenin yarısı
sarhoş, öbür yarısı ise
ölü.
şiir yazma üstüne verilecek
bir öğütüm varsa, o da şu;
yazma."
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil; dedi insanlar.
müziğin sesi, sözcüklerin yazılışı.
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi,
bütün bize öğretilenler,
peşinden koştuğumuz aşklar,
öldüğümüz bütün ölümler,
yaşadığımız bütün hayatlar,

hiçbir zaman olması gerektiği gibi değiller, yakın bile değiller.
birbiri arkasında yaşadığımız bu hayatlar,
tarih olarak yığılmış, türlerin israfı,
ışığın ve yolun tıkanması,
olması gerektiği gibi değil,
hiç değil, dedi.

bilmiyor muyum?
diye cevap verdim.
uzaklaştım aynadan.
sabahtı, öğlendi, akşamdı.

hiçbir şey değişmiyordu.
her şey yerli yerindeydi.
bir şey patladı,
bir şey kırıldı,
bir şey kaldı.
yalnız kalmaktan daha kötü
şeyler de vardır hayatta
ama genellikle
bir ömür alır bunun
farkına varmak
o zaman da
çok geçtir
ve çok geçten
daha kötü
bir şey yoktur
hayatta.

Charles Bukowski