Artemio Cruz'un Ölümü (1962)

"Ellerini açacak ve avuçlarının nemlendiğini farkedeceksin ve belki de bu avuçların üzerinde yaşam, talih ve aşk çizgileri olmadan dünyaya geldiğini anımsayacaksın; avuçlarında hiç çizgi olmadan doğdun, öyle doğacaksın ama sadece doğmuş olman bile, birkaç saat içinde bu dümdüz avuçların geleceğinle ilgili anlamlar taşıyan çizgilerle dolmasına yetecek. Ve avuçlarında belirgin, derin çizgilerle öleceksin; ama sadece ölmüş olman bile, birkaç saat içinde bu çizgileri dümdüz etmeye, avuçlarından geçmişi de geleceği de silmeye yetecek;
kaos, çoğulu yok bu sözün
düzen, düzen, çarşafların üzerinde kendini toplayacaksın ve kafanın düzenleyici, belirleyici gücünün senin için seçeceği duyumları sessizce kendi kendine yineleyeceksin. Büyük bir çaba göstererek, beyninin açlık, susuzluk, terleme, ergenlik sivilcesi, denge, baş dönmesi yaratan merkezlerini bulacaksın; bu merkezleri beyninin alt yarısında, yani üst yarının düşünmek, düşlemek, istek duymak gibi yüce işleri rahatça yapabilmesi için getir götür işlerini üstlenmiş, hizmetçilik eden bölümünde bulacaksın: yapaylıkların; zorunlulukların, rastlantıların çocuğu, dünya senin için kolay olmayacak, dünyayı kendiliğinden öğrenemeyecek, tehlikelerin seni yok etmesini önlemek için boyuna düşünmek zorunda kalacaksın; olasılıkların seni es geçmemesi için boyuna düş gücünü çalıştırmak zorunluluğunu duyacaksın; önceden sezilemeyen beklenmedik olayların ağı seni yutmasın diye hep isteyecek, hep hırslı olacaksın; ve sağ kalacaksın:
kendini tanıyacaksın;
başkalarını tanıyacaksın ve başkalarının, karının seni tanımasına fırsat vereceksin; ve isteklerinin, hırslarının önünde birer engel oldukları için herkese karşı olduğunu bileceksin;
istek duyacaksın, ve duyduğun istek ile istediğin nesnenin tek ve aynı olmasını dileyeceksin; aynı anda doyuma ulaşmayı hem nasıl isteyeceksin;
gözlerin kapalı yatacaksın; ama görmekten ve istemekten kopmayacaksın. İstek seni anılara döndürecek ve doyuma ulaşabilmek için hiç ileriye bakmaksızın geriye, hep geriye giderek anımsayacaksın.
çünkü anı, doymuş istek demektir;
ve anılarla yaşayacaksın, iş işten geçmeden
kaos anıları engellemeden"