onu sevmenin ne olduğunu, arzuyla sürüklendiğim ve daha önce hiç başıma gelmemiş gibi giderek belirginleşen (mutsuz olduğumu anlamama yol açan) özgürlüğümün birdenbire beni ele geçirmesiyle anladım.

bu yas,
içimi kaldırdığınızda
göreceğiniz,
içimin derinliklerinde
acıya dönüşen bir yolculuktan ibarettir.

bu yas
sizi oyalamaz
ve fakat üstüme basıp
kanatlanmanız için
yeterlidir.

özgürlük bu yüzden bulantı gibi
tuhaf
yokolma halinin,
yalnızlığa ihtiyaç duyacağımız bu
soğuk dünyada
durmadan ve hızla
her şeyi ve tümüyle kaybetme
korkusundan besleniyor

ölüme
ve durmadan kaybetmeye
alışır gibi yaşıyorum;
evimin, işimin değil
beni onunla bütünleşmeye engel olan her yerin iç sönüklüğüyle.