"Su altında bulunan bazı kehribar parçalarında, yüzlerce yıl önce oraya hapsolmuş minik hava kabarcıkları birden dışarı salınıverir. Bu havanın nasıl bir kokusu olduğunu merak etmişimdir hep. Şimdi solumakta olduğumuz hava üzerinde nasıl bir etkisi olurdu acaba? Sözgelimi, tek bir O2 atomunda Rönesans'ın ruhunu solumak mümkün mü? Kehribar gibi, sözcükler de yüzyıllarca önce onlara hapsolmuş anlamlar içerir; neşeyle taşırız onları, tıpkı birer nişan gibi, içlerinde barındırabilecekleri hakikatin farkına varmaksızın. Gerçek ağırlıklarını tartmadan kullanırız. Her sözcüğü kırıp açmak ve eski anlamları özgürlüğe kavuşturmak, çok eski bir havayı solumak ya da çok eski bir müziği dinlemek gibidir."

Kahkahanın Zaferi: Yıkıcı Tarih Olarak Gülme (2001)