“Şimdi daha fazla mı sınır var? Hem de her zamankinden daha fazla. Her caddenin kendi barikatı ve sınır çizgisi var. Arsaların arasında ‘tampon bölge’ var. Onu ya çalılıklarla ya da su yoluyla gizliyorlar. Oraya düşen ya dikenli tellere ya da lazer ışınlarına yakalanıyor. Bütün ev sahipleri veya daire sahipleri isimlerini kapılarına mühür gibi çakıp, her sabah gazeteleri sanki dünyanın liderleriymiş gibi gözden geçiriyorlar. Herkes her şeyini yanında taşıyor, insan sayısı kadar hükümet var, herkes bir devlet ve biri sınırı geçmek isterse ücret talep ediyor, ki o ücret sadece sınır için, içeri girmek istiyorsanız bir de ayrıca parolayı bilmeniz gerekiyor.”

(dir. Wim Wenders, 1987)