"ben 11, 12 yaşında var yokum. ayvalık’tayım, anneannemdeyim.

anneannemin salonunda şarkı söylüyordum. bizim mahallenin -ayvalık’ın zenginlerinden, anneannemin mahallesinde oturan kişi, 50, 55 yaşlarında zengin komili sabunları yapanlar bunlar. bizim mahalleden geçerken benim sesimi duymuş. durmuş, durdu. dinledi, dinledi dinledi, e benim de şarkım bitti, şarkım bitince, o da yolunu aldı gitti.

bir gün, rastladı anneanneme, “naciye hanım” dedi, “sizin evde biri şarkı söylüyordu” dedi. acaba, merak ettim diyor, “radyoo, radyo muydu?” dedi, “yoksa biri mi şarkı söylüyordu” dedi. “bu kız çocuğuydu” dedi.

“kim olabilir” dedi, bizim evde kız çocuğu, kız çocuğuuu, aysel’den başka yok. kız çocuğu o. “ay ben çok beğendim onun sesini, çok beğendim” dedi. “böyle ses olmaz” dedi, “yanık” dedi “söylüyor” dedi. “bu kızın” dedi, “arkasına düşün” dedi, “büyük bir sanatçı olsun” dedi, “böyle bir sanatçı bir daha çıkmaz” dedi, “ben arkasındayım” dedi, “ben okutturayım onu, yetiştireyim” dedi fakat dayımlar istemedi. “ne şarkıcı olacakmış” dediler, ama dediler ayvalık’tan da bir güzel sesli kız çıksın ama işte dayımlar kabul etmediler, izin vermediler. ben de öyle kaldım.

sonradan evlendim, çoluk çocuğa karıştım, sesim de onlara karıştı. o kadar.

(gülüşmeler)"

şuradan dinleyin