ankara'da sıkça karşılaşabileceğiniz şeylerden biri de gökyüzüne bakıp eşyaya dönüşen insanlardır.

yaşamak onlar için bir nevi ayaklanmaya kapalılık olmuştur; olmalıdır. eşyaların zaafı da bu n'olacak.
ankara’da yolların denize çıkmadığını unutuyorum bazen. sonra yürümek, üstelik seninle yürümek, çekip gitmek gibi bir şeye de dönüşmüyor.

oradan bakınca,
(ne varsa betondan şeyleri)
göğsüme bastırıyorlar hissi...

ağırlıktan öleceğim.